Ormanseven/ Sürmene / Trabzon

 

Ormanseven, Türkiye


Trabzon

Bilgiler

Nüfus

2.693 (2007)

Koordinatlar

 

Posta Kodu

61600

Alan Kodu

0462 766

Yönetim

Coğrafi Bölge

Karadeniz Bölgesi

İl

Trabzon

İlçe

Sürmene

Ormanseven, Trabzon ilinin Sürmene ilçesine bağlı bir beldedir.

Konu başlıkları

Trabzon İlinin Tarihçesi

Trabzon adının eski Grekçe masa ya da trapez/yamuk biçimi karşılığı olarak "trapezos" kelimesinden geldiği görüşü ağırlık kazanmaktadır. Trabzon adına, Trapezos olarak ilk kez, Yunanlı komutan Kesnophon tarafından kaleme alınan, M.Ö. 4. Yüzyılda geçen olayların anlatıldığı "Anabasis" adlı antik kaynakta rastlanmaktadır.

İyon kökenli Miletoslular Batı Anadolu'dan sonra M.Ö. 7. Yüzyılda Karadeniz'e de gelerek kıyılarda koloni kentleri kurmuşlardır. Oysa Kolkhlar, Driller, Makronlar gibi yerli kavimler Trabzon civarında çok daha önceden beri yaşamaktaydılar.

M.Ö. 6. Yüzyılda ise Trabzon Perslerin egemenliğine girerek, Pont Kapadokyası adı verilen satraplık içinde kalmıştır. Makedonya Kralı Büyük İskender M.Ö. 334 yılında tüm Anadolu'da Pers hakimiyetine son vermiştir.İskender'in ani ölümünden sonra oluşan karışıklık sırasında Pont satrabı II. Ariantes'in oğlu Mithridates, yerli halkın desteğiyle Karadeniz'de Pontus Devletini kurmuştur. Trabzon, M.Ö. 280 yılında merkezi Amasya olan Pontus devletinin sınırları içinde kalmıştır.

M.Ö. I. Yüzyılda batıda güçlenen Romalılar Anadolu'yu da işgal etmeye başlamışlardır. Roma kralı Pompeius'un Pontus Kralı V. Mithridates'i Kelkit vadisinde bozguna uğratması üzerine Pontus Krallığı dağılmıştır. Böylece Trabzon , M.Ö. 66 yılında Roma yönetimine girmiştir. Roma İmparatorluğu 395 yılında ikiye ayrılınca Trabzon, merkezi İstanbul olan Doğu Roma / Bizans İmparatorluğunun sınırları içinde kalmıştır.

Bizans İmparatorluğunun 1204 de IV. Haçlı seferleriyle gelen Latinlerin eline geçmesi üzerine, imparator I. Andronikos Komnenos'un İstanbul'dan kaçan torunları Alexios ve David, Gürcü Kraliçesi Tamara'nın da yardımıyla Trabzon'da 1204 yılında bağımsız olarak Komnenos Krallığını kurmuşlardır.

I. Bayezid'in 1398 de Samsun yöresini almasından sonra Trabzon Komnenos Krallığı Osmanlı Devletine yıllık vergi ödemek zorunda bırakılmıştır. 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet'in öncülüğündeki Osmanlı Kuvvetleri Bölgeyi kuşatarak, Trabzon'u ele geçirmiş ve Komnenosların egemenliğine son vermiştir.

Trabzon 16. yüzyılda, merkezi Batum olan Lazistan Sancağı ile birleştirilerek eyalete dönüştürülmüş ve bu yeni idari birimin merkezi olmuştur. 1868 yılında vilayet olmuş, merkez sancağı dışında Lazistan, Gümüşhane, Canik Sancakları da buraya bağlanmıştır.

Birinci Dünya Savaşı sırasında, Ruslar Trabzon'a saldırır (14 Nisan 1916). Trabzonlulardan oluşan vurucu güçler (Milis), bu saldırı sırasında gerilla savaşı verirler. Bu sıralarda, cepheye gönderilmek üzere Hamidiye Zırhlısının desteğinde Trabzon Limanına gelen cephane Trabzonlu gençlerce büyük bir heyecan içinde boşaltılıp Maçka'ya taşınır.

Çaykara'da Sultan Murat Yaylasında (10 Haziran 1916), Of'ta Baltacı, Arsin'de Yanbolu Derelerinde Ruslara karşı başarılı savaşlar verilmiş, ancak o yıllardaki koşullar altında düşmanın Trabzon'a girmesine engel olunamaz ve Ruslar 14 Nisan l916 yılında Trabzon'a girer. Rusların Trabzon'da kaldığı bir yıl, on ay, on günlük süre içinde özellikle Rumlar ve Ermeniler, yerli halka büyük işkenceler yaparlar; sayısız insan öldürürler.

1917'de Rusya'da "Bolşevik Devrimi" olur, Çarlık Yönetimi yıkılır. Bunun üzerine Rus ordusunda büyük bir panik başlar. Bu Rusların Trabzon'dan çekilmesine de yol açar. Öte yandan, batıdan doğuya doğru kayan ve Karadağ'da toplanan Türk Çeteleri, Akçaabat'a inerek Yüzbaşı Kahraman Bey'in komutasında üç koldan Trabzon'a doğru yürürler ve 24 Şubat 1918 tarihinde Trabzon'a girer.

Ulu Önder Atatürk, Cumhuriyet döneminde Trabzon'a üç kez gelir; l924, 1930 ve 1937 yıllarında, ilk geldikleri 15 Eylül 1924 günü, Trabzonlularca "ATATÜRK GÜNÜ" olarak kabul edilir ve bu kendisine bir telle bildirilir.

 

Sürmene İlçesinin Tarihçesi

Bölge kültürünün, batı dünyası ile ilk tanışmasına dair efsaneler, bronz çağı dönemine atfedilen ve mitolojik Yunan kahramanlarının yolculuklarını anlatan öykülerdir.Eski Yunan mitolojisinde önemli bir yer tutan bu öykülerde Doğu Karadeniz sahilleri ‘KOLCHİS’,burada yaşayan insanlarda ‘KOLCHİ’ adıyla anılır.

Daha sonraki çağlara ait tarihsel kayıtlarda Tzani adıyla anılan Doğu Karadeniz dağlı yerlileri ile karşılaşan Yunanlılar bunlarla dost olarak sahillere ulaşmayı başarmalarına rağmen daha sahilde yaşayan Kolşi’lerle pek dost olamamışlardır. MÖ. 335 yılında kendi parasını basan yunan kolonisi Trapezos uzunca bir süre serbest bir ticaret bölgesi olarak bölgenin yerli halkıyla batı dünyası arasındaki köprü olmuştur. 

MS.I yüzyıla ait bir haritadan geliştirildiği düşünülen Tabula Peutingeriana isimli bir Roma yol kılavuzu,muhtemelen günümüzdeki ile ilişkili gibi görünen yerleşime dair en eski bilgiyi içermektedir. Bu belgede geçen HYSSİLİME adının bugünkü Sürmene olduğu söylenebilir

Doğu Karadeniz bölgesi genellikle Bizanslıların hakimiyeti altında olmasına rağmen zaman zaman İranlılar, Avarlar arasında hakimiyetler değişmiştir. İslamiyet’in ortaya çıkması ile güçlenen Araplarla Bizanslılar arasında savaşlar devam etmiş ve 715 yılında Müslüman Arapların Anadolu’ya yaptıkları seferde Trbzon’uda kısa bir süre hakimiyetleri altına almışlardır. Araplarla Bizanslıların mücadelesi X. Yüzyıl sonuna kadar devam etmektedir. Bu tarihten sonra Anadolu’ya Türk akınları başlamıştır. Malazgirt savaşı ile Anadolu’ya giren Türkler Anadolu’da bazı bölgelerde hakimiyet alanları oluşturmaya başladı

Sürmene kelimesine ‘Sürmene’ olarak ulaşılabilen en eski kaynak 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u fethinden sonra idari bölümde  bir nahiye ismi olarak gösterilmiştir. Humurgan ismi ise 1583 yılında Trabzon Sancağı  Mufassal Tapu Tahrir defterinde Zaruha (Soğuksu,Orta, Çamlıca,Çarşı mahalleleri) köyünün bir mahallesi olarak gösterilmektedir.1832-1834 yıllarında yaşanan Tuzcuoğlu isyanlarından sonra yanarak tahrip edilen Sürmene çarşısı (Halanik şimdiki Zeytinli mahallesi) dağıtılarak Manahos deresi vadisindeki köyler için bu vadinin ağzındaki Humurgan köyünde haftanın bir günü pazar kurulmaya başlandı.     

Tuzcuoğlu isyanından sonra 1854 yılında yayınlanan vilayet nizamnamesine göre;Sürmene bir nahiye ve bu nahiyeye bağlı 69 köy olarak yeniden teşkilatlandırılmış 1870-1871 tarihine kadar nahiye olarak Of kazasına bağlı olan Sürmene 1871-1872 ‘den itibaren merkez kaza olan Trabzon’a bağlanmış 1873 yılında ise kaza olmuştur. 1876 yılında belediye açılarak faaliyete geçmiştir.1903-04-05 tarihlerinde yayınlanan Trabzon salnamelerinde bütün kazada 26.930 ev,29 han,390 dükkan 340 mağaza, 163 değirmen ve büyük küçük 318 fırının bulunduğu yazılmaktadır.

Hükümet konağı Trabzon salnamelerine göre Araklı konak önünde bulunuyordu ve yaz mevsiminde Sürmene’ye (Gölansa’ya;şimdiki devlet hastanesi civarına) taşınırdı.Bu taşınma işlemi kaymakamlık, nüfus,ve tapu daireleri için söz konusu idi. Daha sonra kurulan Askerlik şubesi, telgrafhane, ve belediye çarş’i kebirde kurulduğu için bunların taşıması söz konusu değildi.Bu durum 1914 yılına kadar devam etti.1915 yılında I.dünya savaşı nedeniyle ilan edilen seferberlik esnasında resmi dairelerin dağınıklığı sorun yarattığı için bugünkü hükümet konağının bulunduğu arsada  kırmızı tuğlalarla tek katlı bir bina yapılarak buraya taşınmıştır. Bu bina 1916’daki Rus işgalinden önce evrakları Ordu’ya nakledilerek askeriye için fasulye deposu yapılmış daha sonrada yakılarak Rusların binayı kullanması engellenmiştir.  

 Cumhuriyetin ilanından sonra 1926 yılında yine aynı yerde Arap kaymakam diye tanınan kaymakam Saadettin Goloğlu tarafından hükümet binası inşa edilmiştir.

 

Ormanseven Beldesinin Tarihçesi

Beldenin adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur. Trabzon Tahrir Defteri'nde geçmeyen bu adı, ilk olarak Mehmet Bilgin 1878 kayıtlarında, Seveho olarak verir. 1928 kayıtlarında Siveho ve günümüzde Seveho / Ormanseven adı ile varlığını devam ettirir. Yunan kaynaklarında bir Türk köyü olarak verilen ZEYGEXO yöre ağzında Seveho' ya dönüşmüştür.Bundan başka, bu ad bir köy adı ya da bir sözcük olarak Yunan kaynaklarında geçmez. Ancak, Yunanca'da SEOMAİ “saygı, hürmet” anlamındaki sözcükten üretilen Seva , Sevas vb. Sözcüklerin hepsi “mukaddes ,, takdis'e şayan, dindar, takva” vb. Anlamlarını içerir. Sözcüğün Sami dillerinden Yunnanca'ya geçtiğini söyleyebiliriz.Seveho sözcüğünün Türkçe Sevmek sözcüğünden geldiği kesindir. Şu halde, Seveho köyünün dindarlıklarından dolayı köye bu ad verilmiştir. Yer adlarının dğiştirilmesinde köyün adına “seven” sözcüğünün eklenmesinin anlamlı mı yoksa bir rastlantı eseri mi olduğu bilinmemektedir.1999 yılına kadar köy olarak varlığını sürdüren Ormanseven 99 seçimleri ardından belde olmuştur.99'dan günümüze kadar varlığını belde olarak devam etmektedir.

Belde temelde Yukarı ve Aşağı Mahalle olarak ikiye ayrılır. Beldedeki mahalleler şunlardır: 1-Feyizli 2-Karaismailli 3-Madurlu 4-Kumuşlu 5-Ekşiali 6-Kayalık 7-Fındıklı 8-Borazancı

Beldedeki soyadları şunlardır:

Aksoy-Aydın-Bilgin-Çakır,-Çilingir,-Dilber-İbrahimbaş-Kumaş-Kaya-Kuruhasan-Paksoy-Tokgöz-Sarı-Topçu-Parlak-Usta, üstün, -Yılmaz

Kültür

Beldede hala yaşamaya devam eden en eski gelenek "Mayıs'ın 7'si" diye bilinen Hıdırellez Bayramı'dır. Belde halkı bu tarihte kalabalıklar halinde Kacalak Dağı'na çıkar, pikniğini yapar ve eğlenir. Bu gelenek Doğu Karadeniz'e yerleşmiş olan Çepni Türkleri'nin Orta Asya'dan beri sürdürdükleri en önemli kültür kodlarının başında gelir... Son yıllarda Mayıs 7'sinde meydana gelen nahoş olaylardan dolayı bazı sıkıntılar da çekilmektedir...Ayrıca Ağustos ayının 20 de(Koca Karı Hesabında 7 si) Sultan Murat Yaylasına çıkılarak oradaki etkinliklere katılım sağlanarak çevre insanları ile kaynaşma sağlanır.Kültürel birliktelik sağlanması bakımından güzel bir etkinlik örneği teşkil eder. Ağustos ayının 2. haftasında Zarha Dağında gerçekleştirilen Zarha Dağı Şenliklerine Beldemizden, de yüksek katılım olmaktadır.Yine bu etkinlikle çevre beldeler rasında sosyal kaynaşma olmaktadır.

Beldedeki insanlar Sürmene şivesiyle konuşurlar.

Beldede erkeklerin giyiminde yöreye has özellik yokken, bayanlar keşan sarıp peştemal (önlük)kuşanırlar.

Beldedeki evliliklerin büyük kısmı isteme ve rıza ile olurken az da olsa "kaçma" diye tabir edilen özellikle kız tarafının onayı olmadan yapılan evlilikler de görülmeye devam etmektedir. Evlilik öncesi erkek tarafının ailesi kız tarafına niyetini bildirir ve olur alınırsa; erkeğin ailesi, kız tarafının sevip saydığı birisini ve genelde imamı da alarak kızı istemeye gider. Olağanüstü bir durum olmazsa kız verilir. Altın ve eşya konuşulur, düğün zamanı belirlenir. Düğünden önce kına gecesi yapılır. Beldedeki düğünlerin büyük çoğunluğu son yıllarda belde ilköğretim okulu ya da Sürmene'deki düğün salonlarında yapılmaktadır. Buna rağmen kendi evinde, bahçesinde düğün yapma geleneği de devam etmektedir.

Belde mutfağı genel yemeklerin yanında kendine has özellikleri de içermektedir. Yetiştirilen ürünler mutfakta belirleyici unsurdur. Belde mutfağının kendine has yemeklerinin en önemlileri: Kara lahana sarması, kara lahana kavurması, fasulye kavurması, hamsi buğulaması, hamsı kızartma, hamsili ekmek, balık turşusu, mıhlama, kuymak, pazı kavurmadır..

Coğrafya

Trabzon iline 49 km, Sürmene ilçesine 12 km uzaklıktadır. Belde 40°51'00" enlem, 40°10'00" boylam değerlerine sahiptir. Belde coğrafi olarak oldukça engebeli bir yapıya sahiptir. Beldede düz olarak kabul edilebilecek alan oldukça kısıtlıdır ve beldedeki üç derenin yatağındaki alanlardan ibarettir. Beldedeki her mahalle bir dağın yamacına kurulmuştur.

İklim

Beldenin iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir. Sürmene'ye 12 km uzaklıkta olmasına rağmen aradaki dağların ve yükseltinin de etkisiyle sahile göre biraz daha serin olur. Yılın büyük bir kısmında hava kapalı ve yağışlı olur. Son yıllarda dünyada ve ülkemizde etkisini gösteren küresel ısınmanın da etkisiyle beldedeki sıcak ve güneşli günlerdeki artış da dikkat çekmektedir...

Nüfus

Yıllara göre belde nüfus verileri

2007

2.693

2000

1.309

1999

1.526

1997

 

Ekonomi

Beldenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Ekonomik getirisi olan tarım unsurları; çay, fındık ve kividir. Bunların yanında belde halkı kendi tüketimi için; fasulye, patates, lahana ve elma, armut, erik gibi meyveler de yetiştirmektedir...

1990'lı yıllara kadar beldede önemli bir geçim kaynağı olan hayvancılık iyice gerilemiştir. Büyük baş hayvancılık daha yoğun görülür. Hemen hemen her hane kendi ahırında süt ineği besler. Bir kısım aileler de Kurban Bayramı için inek besler. Bunun yanında koyunculukla uğraşan birkaç aile de mevcuttur.Bunların yanında beldede az da olsa arıcılık faaliyetleri yapılmaktadır.

Beldedeki kadınların ekonomiye katkısı tarım ve hayvancılık sektöründedir. Erkeklerin önemli bir kısmı başta ÇAYKUR Sürmene fabrikası olmak üzere; ilçedeki çay fabrikalarında çalışmaktadır. Bunun yanında beldede önemli bir inşaatçı potansiyeli vardır. Beldedeki ustaların elinde yetişen inşaatçılar başta Sürmene olmak üzere Türkiye'nin her yerine yayılmışlar ve inşaat alanındaki hünerlerini sergilemektedirler. Bunların yanında okuyan ve memur olan belde gençleri daha çok il dışında; Türkiye'nin dört bir yanına yayılmış olarak yaşamaktadırlar...

Belediye

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Seçildikleri yıllara göre belediye başkanları ve köy muhtarları:

1999 – Belediye Başkanı:Cemal Üstün – Muhtar:Ali SARI

2004 - Belediye Başkanı:Cemal Üstün – Muhtar:Ali SARI

2009-  Beldeiye Başkanı:Necmettin KUMAŞ-Muhtar:Mehmet ÇAKIR

Altyapı bilgileri

Beldede ilköğretim okulu vardır. Beldede iki büyük cami, iki mescit türü cami ve Kur'an Kursu bulunmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır, ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır.İnternet bağlantısı vardır ve kamu binalarının hepsinde internet mevcuttur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.