|
Ormanseven, Türkiye |
|
|
|
|
|
Bilgiler |
|
|
2.693 (2007) |
|
|
|
|
|
61600 |
|
|
0462 766 |
|
|
Yönetim |
|
Ormanseven, Trabzon ilinin Sürmene ilçesine
bağlı bir beldedir.
Konu başlıkları
|
M.Ö. 6. Yüzyılda ise Trabzon Perslerin egemenliğine
girerek, Pont Kapadokyası
adı verilen satraplık içinde kalmıştır. Makedonya Kralı Büyük İskender M.Ö. 334
yılında tüm Anadolu'da Pers hakimiyetine son vermiştir.İskender'in
ani ölümünden sonra oluşan karışıklık sırasında Pont satrabı II. Ariantes'in oğlu Mithridates, yerli halkın desteğiyle Karadeniz'de Pontus
Devletini kurmuştur. Trabzon,
M.Ö. 280 yılında merkezi Amasya olan Pontus devletinin sınırları içinde
kalmıştır.
M.Ö. I. Yüzyılda batıda
güçlenen Romalılar Anadolu'yu da işgal etmeye başlamışlardır. Roma kralı Pompeius'un Pontus Kralı V. Mithridates'i
Kelkit vadisinde bozguna uğratması üzerine Pontus Krallığı dağılmıştır. Böylece
Trabzon , M.Ö.
66 yılında Roma yönetimine girmiştir. Roma İmparatorluğu 395 yılında ikiye ayrılınca
Trabzon, merkezi İstanbul olan
Doğu Roma / Bizans İmparatorluğunun sınırları içinde kalmıştır.
Bizans İmparatorluğunun
1204 de IV. Haçlı seferleriyle gelen Latinlerin eline geçmesi üzerine,
imparator I. Andronikos Komnenos'un
İstanbul'dan kaçan torunları Alexios ve David, Gürcü Kraliçesi Tamara'nın
da yardımıyla Trabzon'da 1204
yılında bağımsız olarak Komnenos Krallığını
kurmuşlardır.
I. Bayezid'in 1398 de Samsun yöresini almasından sonra Trabzon Komnenos Krallığı Osmanlı
Devletine yıllık vergi ödemek zorunda bırakılmıştır. 1461 yılında Fatih Sultan
Mehmet'in öncülüğündeki Osmanlı Kuvvetleri Bölgeyi kuşatarak, Trabzon'u ele geçirmiş ve Komnenosların egemenliğine son vermiştir.
Trabzon 16. yüzyılda, merkezi Batum
olan Lazistan Sancağı ile birleştirilerek eyalete
dönüştürülmüş ve bu yeni idari birimin merkezi olmuştur. 1868 yılında vilayet
olmuş, merkez sancağı dışında Lazistan, Gümüşhane, Canik Sancakları da buraya bağlanmıştır.
Birinci Dünya Savaşı sırasında, Ruslar Trabzon'a saldırır (14 Nisan 1916). Trabzonlulardan oluşan vurucu güçler (Milis), bu saldırı sırasında
gerilla savaşı verirler. Bu sıralarda, cepheye gönderilmek üzere Hamidiye Zırhlısının desteğinde Trabzon Limanına gelen cephane Trabzonlu gençlerce büyük bir heyecan içinde boşaltılıp Maçka'ya
taşınır.
Çaykara'da Sultan Murat Yaylasında (10 Haziran 1916), Of'ta
Baltacı, Arsin'de Yanbolu Derelerinde Ruslara karşı
başarılı savaşlar verilmiş, ancak o yıllardaki koşullar altında düşmanın Trabzon'a girmesine engel olunamaz ve
Ruslar 14 Nisan l916 yılında Trabzon'a
girer. Rusların Trabzon'da
kaldığı bir yıl, on
ay, on günlük süre içinde özellikle Rumlar ve Ermeniler, yerli
halka büyük işkenceler yaparlar; sayısız insan öldürürler.
1917'de Rusya'da "Bolşevik Devrimi" olur, Çarlık Yönetimi
yıkılır. Bunun üzerine Rus ordusunda büyük bir panik başlar. Bu Rusların Trabzon'dan çekilmesine de yol açar.
Öte yandan, batıdan doğuya doğru kayan ve Karadağ'da toplanan Türk Çeteleri,
Akçaabat'a inerek Yüzbaşı Kahraman Bey'in komutasında üç koldan Trabzon'a doğru yürürler ve 24 Şubat
1918 tarihinde Trabzon'a girer.
Ulu Önder Atatürk, Cumhuriyet döneminde Trabzon'a üç kez gelir; l924, 1930 ve 1937 yıllarında, ilk
geldikleri 15 Eylül 1924 günü, Trabzonlularca
"ATATÜRK GÜNÜ" olarak kabul edilir ve bu kendisine bir telle
bildirilir.
Sürmene
İlçesinin Tarihçesi
Bölge kültürünün, batı dünyası ile ilk tanışmasına dair
efsaneler, bronz çağı dönemine atfedilen ve mitolojik Yunan kahramanlarının
yolculuklarını anlatan öykülerdir.Eski Yunan
mitolojisinde önemli bir yer tutan bu öykülerde Doğu Karadeniz sahilleri
‘KOLCHİS’,burada yaşayan insanlarda ‘KOLCHİ’ adıyla anılır.
Daha sonraki çağlara ait tarihsel kayıtlarda Tzani adıyla anılan Doğu Karadeniz dağlı yerlileri ile
karşılaşan Yunanlılar bunlarla dost olarak sahillere ulaşmayı başarmalarına
rağmen daha sahilde yaşayan Kolşi’lerle pek dost
olamamışlardır. MÖ. 335 yılında kendi parasını basan yunan kolonisi Trapezos uzunca bir süre serbest bir ticaret bölgesi olarak
bölgenin yerli halkıyla batı dünyası arasındaki köprü olmuştur.
MS.I
yüzyıla ait bir haritadan geliştirildiği düşünülen Tabula
Peutingeriana isimli bir Roma yol kılavuzu,muhtemelen
günümüzdeki ile ilişkili gibi görünen yerleşime dair en eski bilgiyi
içermektedir. Bu belgede geçen HYSSİLİME adının bugünkü Sürmene olduğu
söylenebilir
Doğu Karadeniz bölgesi genellikle Bizanslıların hakimiyeti altında olmasına rağmen zaman zaman
İranlılar, Avarlar arasında hakimiyetler değişmiştir. İslamiyet’in ortaya
çıkması ile güçlenen Araplarla Bizanslılar arasında savaşlar devam etmiş ve 715
yılında Müslüman Arapların Anadolu’ya yaptıkları seferde Trbzon’uda kısa
bir süre hakimiyetleri altına almışlardır. Araplarla
Bizanslıların mücadelesi X. Yüzyıl sonuna kadar devam etmektedir. Bu tarihten
sonra Anadolu’ya Türk akınları başlamıştır. Malazgirt savaşı ile
Anadolu’ya giren Türkler Anadolu’da bazı bölgelerde hakimiyet
alanları oluşturmaya başladı
Sürmene
kelimesine ‘Sürmene’ olarak ulaşılabilen en eski kaynak 1461 yılında Fatih
Sultan Mehmet’in Trabzon’u fethinden sonra idari bölümde bir nahiye ismi
olarak gösterilmiştir. Humurgan ismi ise 1583 yılında
Trabzon Sancağı Mufassal Tapu Tahrir defterinde Zaruha
(Soğuksu,Orta, Çamlıca,Çarşı mahalleleri) köyünün bir
mahallesi olarak gösterilmektedir.1832-1834 yıllarında yaşanan Tuzcuoğlu isyanlarından sonra yanarak tahrip edilen Sürmene
çarşısı (Halanik şimdiki Zeytinli mahallesi)
dağıtılarak Manahos deresi vadisindeki köyler için bu
vadinin ağzındaki Humurgan köyünde haftanın bir günü
pazar kurulmaya başlandı.
Tuzcuoğlu isyanından sonra 1854 yılında
yayınlanan vilayet nizamnamesine göre;Sürmene bir
nahiye ve bu nahiyeye bağlı 69 köy olarak yeniden teşkilatlandırılmış 1870-1871
tarihine kadar nahiye olarak Of kazasına bağlı olan Sürmene 1871-1872 ‘den
itibaren merkez kaza olan Trabzon’a bağlanmış 1873 yılında ise kaza olmuştur.
1876 yılında belediye açılarak faaliyete geçmiştir.1903-04-05 tarihlerinde
yayınlanan Trabzon salnamelerinde bütün kazada 26.930 ev,29 han,390 dükkan 340 mağaza, 163 değirmen ve büyük küçük 318 fırının
bulunduğu yazılmaktadır.
Hükümet
konağı Trabzon salnamelerine göre Araklı konak önünde bulunuyordu ve yaz
mevsiminde Sürmene’ye (Gölansa’ya;şimdiki devlet hastanesi civarına) taşınırdı.Bu taşınma
işlemi kaymakamlık, nüfus,ve tapu daireleri için söz konusu idi. Daha sonra
kurulan Askerlik şubesi, telgrafhane, ve belediye çarş’i
kebirde kurulduğu için bunların taşıması söz konusu değildi.Bu durum 1914
yılına kadar devam etti.1915 yılında I.dünya savaşı nedeniyle ilan edilen
seferberlik esnasında resmi dairelerin dağınıklığı sorun yarattığı için bugünkü
hükümet konağının bulunduğu arsada kırmızı tuğlalarla tek katlı bir bina
yapılarak buraya taşınmıştır. Bu bina 1916’daki Rus işgalinden önce evrakları
Ordu’ya nakledilerek askeriye için fasulye deposu yapılmış daha sonrada
yakılarak Rusların binayı kullanması engellenmiştir.
Cumhuriyetin
ilanından sonra 1926 yılında yine aynı yerde Arap kaymakam diye tanınan
kaymakam Saadettin Goloğlu
tarafından hükümet binası inşa edilmiştir.
Ormanseven Beldesinin Tarihçesi
Beldenin adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.
Trabzon Tahrir Defteri'nde geçmeyen bu adı, ilk olarak Mehmet Bilgin 1878
kayıtlarında, Seveho olarak verir. 1928 kayıtlarında Siveho ve günümüzde Seveho / Ormanseven adı ile varlığını devam ettirir. Yunan
kaynaklarında bir Türk köyü olarak verilen ZEYGEXO yöre ağzında Seveho' ya dönüşmüştür.Bundan
başka, bu ad bir köy adı ya da bir sözcük olarak Yunan kaynaklarında geçmez.
Ancak, Yunanca'da SEOMAİ “saygı, hürmet” anlamındaki
sözcükten üretilen Seva , Sevas
vb. Sözcüklerin hepsi “mukaddes ,, takdis'e şayan,
dindar, takva” vb. Anlamlarını içerir. Sözcüğün Sami dillerinden Yunnanca'ya geçtiğini söyleyebiliriz.Seveho sözcüğünün Türkçe Sevmek sözcüğünden geldiği
kesindir. Şu halde, Seveho köyünün dindarlıklarından
dolayı köye bu ad verilmiştir. Yer adlarının dğiştirilmesinde
köyün adına “seven” sözcüğünün eklenmesinin anlamlı mı yoksa bir rastlantı
eseri mi olduğu bilinmemektedir.1999 yılına kadar köy olarak varlığını sürdüren
Ormanseven 99 seçimleri ardından belde
olmuştur.99'dan günümüze kadar varlığını belde olarak devam etmektedir.
Belde temelde Yukarı ve Aşağı Mahalle olarak ikiye ayrılır. Beldedeki
mahalleler şunlardır: 1-Feyizli 2-Karaismailli 3-Madurlu 4-Kumuşlu 5-Ekşiali
6-Kayalık 7-Fındıklı 8-Borazancı
Beldedeki soyadları şunlardır:
Aksoy-Aydın-Bilgin-Çakır,-Çilingir,-Dilber-İbrahimbaş-Kumaş-Kaya-Kuruhasan-Paksoy-Tokgöz-Sarı-Topçu-Parlak-Usta,
üstün, -Yılmaz
Beldede hala yaşamaya devam eden en eski gelenek "Mayıs'ın
7'si" diye bilinen Hıdırellez
Bayramı'dır. Belde halkı bu tarihte kalabalıklar halinde Kacalak Dağı'na çıkar, pikniğini yapar ve eğlenir. Bu
gelenek Doğu Karadeniz'e yerleşmiş olan Çepni Türkleri'nin
Orta Asya'dan beri sürdürdükleri en önemli kültür kodlarının başında gelir...
Son yıllarda Mayıs 7'sinde meydana gelen nahoş olaylardan dolayı bazı
sıkıntılar da çekilmektedir...Ayrıca Ağustos ayının 20
de(Koca Karı Hesabında 7 si) Sultan Murat Yaylasına çıkılarak oradaki
etkinliklere katılım sağlanarak çevre insanları ile kaynaşma sağlanır.Kültürel
birliktelik sağlanması bakımından güzel bir etkinlik örneği teşkil eder. Ağustos ayının 2. haftasında Zarha
Dağında gerçekleştirilen Zarha Dağı Şenliklerine Beldemizden, de yüksek katılım olmaktadır.Yine bu
etkinlikle çevre beldeler rasında sosyal kaynaşma
olmaktadır.
Beldedeki insanlar Sürmene şivesiyle konuşurlar.
Beldede erkeklerin giyiminde yöreye has özellik yokken, bayanlar keşan sarıp peştemal
(önlük)kuşanırlar.
Beldedeki evliliklerin büyük kısmı isteme ve rıza ile olurken az
da olsa "kaçma" diye tabir edilen özellikle kız tarafının onayı
olmadan yapılan evlilikler de görülmeye devam etmektedir. Evlilik öncesi erkek
tarafının ailesi kız tarafına niyetini bildirir ve olur alınırsa; erkeğin
ailesi, kız tarafının sevip saydığı birisini ve genelde imamı da alarak kızı
istemeye gider. Olağanüstü bir durum olmazsa kız verilir. Altın ve eşya
konuşulur, düğün zamanı belirlenir. Düğünden önce kına gecesi yapılır.
Beldedeki düğünlerin büyük çoğunluğu son yıllarda belde ilköğretim okulu ya da
Sürmene'deki düğün salonlarında yapılmaktadır. Buna rağmen kendi evinde,
bahçesinde düğün yapma geleneği de devam etmektedir.
Belde mutfağı genel yemeklerin yanında kendine has özellikleri de
içermektedir. Yetiştirilen ürünler mutfakta belirleyici unsurdur. Belde
mutfağının kendine has yemeklerinin en önemlileri: Kara lahana sarması, kara
lahana kavurması, fasulye kavurması, hamsi buğulaması, hamsı kızartma, hamsili
ekmek, balık turşusu, mıhlama, kuymak, pazı kavurmadır..
Trabzon iline
Beldenin iklimi, Karadeniz iklimi
etki alanı içerisindedir. Sürmene'ye
|
Yıllara göre belde nüfus verileri |
|
|
2.693 |
|
|
1.309 |
|
|
1.526 |
|
|
|
|
Beldenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
Ekonomik getirisi olan tarım unsurları; çay, fındık ve kividir.
Bunların yanında belde halkı kendi tüketimi için; fasulye, patates, lahana ve
elma, armut, erik gibi meyveler de yetiştirmektedir...
1990'lı yıllara kadar beldede önemli bir geçim kaynağı olan
hayvancılık iyice gerilemiştir. Büyük baş hayvancılık daha yoğun görülür. Hemen
hemen her hane kendi ahırında süt ineği besler. Bir
kısım aileler de Kurban Bayramı için inek besler. Bunun yanında koyunculukla
uğraşan birkaç aile de mevcuttur.Bunların yanında
beldede az da olsa arıcılık faaliyetleri yapılmaktadır.
Beldedeki kadınların ekonomiye katkısı tarım ve hayvancılık
sektöründedir. Erkeklerin önemli bir kısmı başta ÇAYKUR Sürmene fabrikası olmak
üzere; ilçedeki çay fabrikalarında çalışmaktadır. Bunun yanında beldede önemli
bir inşaatçı potansiyeli vardır. Beldedeki ustaların elinde yetişen inşaatçılar
başta Sürmene olmak üzere Türkiye'nin her yerine yayılmışlar ve inşaat
alanındaki hünerlerini sergilemektedirler. Bunların yanında okuyan ve memur
olan belde gençleri daha çok il dışında; Türkiye'nin dört bir yanına yayılmış olarak
yaşamaktadırlar...
Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği
alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık
seçimleri de yapılmaktadır.
Seçildikleri yıllara göre belediye başkanları ve köy muhtarları:
1999
– Belediye Başkanı:Cemal Üstün – Muhtar:Ali SARI
2004
- Belediye Başkanı:Cemal Üstün – Muhtar:Ali SARI
2009- Beldeiye Başkanı:Necmettin KUMAŞ-Muhtar:Mehmet ÇAKIR
Beldede ilköğretim okulu vardır. Beldede iki büyük cami,
iki mescit türü cami ve Kur'an Kursu bulunmaktadır.
Köyün içme suyu şebekesi
vardır, ancak kanalizasyon şebekesi
yoktur. Ptt şubesi yoktur ancak
ptt acentesi vardır.İnternet bağlantısı vardır ve
kamu binalarının hepsinde internet mevcuttur. Sağlık ocağı ve
sağlık evi vardır. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.